MAVİ YOLCULUK
KAŞ, ANTALYA
Kaş, Batı Antalya’da görebileceğiniz harika tatil bölgelerinden biri. Buna rağmen klasik bir Kaş tatili önerisi sunmayacağım. Her anı unutulmaz bir mavi tur, kendinizi ödüllendirebileceğiniz en özel tatil seçeneklerinden biri. Düşünün, dört gün boyunca teknedesiniz ve minicik pencerenizden içeri sızan gün ışığıyla kamaranızda uyanıyorsunuz. Sevdiklerinizle masmavi bir koyda başlıyorsunuz güne... Geceleriyse güvertede uzanıp dolunayı izliyorsunuz. Kaş mavi yolculuk bol yüzmeli, eğlenceli ve yılın tüm yorgunluğunu sıfırlayacak bir fırsat vadediyor. Yolculuk boyunca birçok koyu ziyaret etme ve farklı manzaralarda yüzme fırsatı yakalıyorsunuz. Kocakarı Koyu, Kaleköy (Simena), Salyangoz Koyu, Çamlıca Koyu, Gökkaya Koyu, Esmeralda Koyu ve Tersane Koyu tur rotasında gidilen başlıca noktalardan. Başka bir dünyada gibi hissettiren havasıyla Kaleköy, tarihle doğanın iç içe oluşuna tanıklık etmeniz için sizi bekliyor. Ayrıca mutlaka Simena Antik Kenti’ne çıkın ve nefes kesen manzaranın tadını çıkarın. Ev yapımı dondurmalardan yemeden Kaleköy’den ayrılmamanızı öneriyorum.
TAM BİR GÖZBEBEĞİ
FETHİYE, MUĞLA
Zengin bir kültürel mirasa sahip ve doğanın güzelliklerini sunma konusunda oldukça cömert davranan ülkemizdeki cennet köşelerden birisi de Fethiye. Dünya çapındaki güzel plajları, vadileri, koyları, adaları, tarihi mirası ve ekstrem sporlarıyla Fethiye’yi keşfedin. Yerli, yabancı, genç, yaşlı tüm turistleri kendine aşık eden gerçek bir tatil cenneti. Şehrin merkezinde tüm heybetiyle sizi selamlayan Amintas Kaya Mezarı, ‘hayalet köy’ olarak bilinen Kayaköy, Afkule Manastırı, Gemile (St. Nicholas) Adası ile Fethiye’nin tarihi zenginliğine tanıklık edeceksiniz. Ölüdeniz’de bulunan Kumburnu Plajı ise Fethiye’nin en ikonik yeri. Kelebekler Vadisi’ne yukarıdan bakmadan, Kabak Koyu’nda yüzmeden, Saklıkent Kanyonu’nu görmeden, Gizlikent Şelalesi’nin sularında serinlemeden ‘yapılacaklar listenizi’ tamamlamış sayılmazsınız. Ayrıca, ekstrem sporları seviyorsanız Babadağ’dan paraşütle atlamak Fethiye’deki özel deneyimlerinizden biri olacak. Günübirlik tekne turları, tüplü dalış, jeep safari, rafting gibi aktivitelerle tatilinizi daha eğlenceli hale getirmek mümkün. Keyifli bir akşam yemeği için Şövalyeler Adası’nda bulunan Ada Restoranı tercih edebilirsiniz. Yemekleri ve hizmet kalitesi oldukça iyi. Özellikle gün batımı saatlerinde ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Peki, Fethiye’de nerede kalmalı? Kayaköy’de bulunan Piramit Butik Otel, yemyeşil bir bahçe içinde bulunan birbirinden bağımsız odaları, dekorasyonu, havuzu ve kahvaltısı ile harika bir konaklama deneyimi sunuyor.
BALKAN GÜZELİ
KOTOR, KARADAĞ
‘Çok uzaklara gidemem’ diyenlere Balkanlar’dan bir önerim var. Kotor, Karadağ sahilinin en iyi korunmuş kasabalarından biri. Bu dönemde ziyaret ederek hem denize hem de tarihe doyabileceğiniz nefes kesici bir lokasyon. Kotor’un kalbi ise Old Town bölgesinde atıyor. Şehri adımlarken ara sokaklarda kaybolun ve tarihi binaların eşlik ettiği taş kaldırımları ile bir filmin başrol oyuncusu olduğunuzu hissedin. San Giovanni Kalesi’nin bin beş yüz basamağını tırmandığınızda; Kotor Körfezi’ni selamlayın ve panoramik manzaranın tadına varın. Saraylar, müzeler ve kiliseler ise şehirde gezebileceğiniz diğer noktalar olacak. Tüm bu tarih gezisi sizi acıktırdığında, tazecik deniz mahsulleriyle lezzetli bir ziyafet çekebilirsiniz. Karadağ mutfağında Sırp, İtalyan ve Türk esintilerini hissedebileceğiniz bir kültür çeşitliliği hakim.
KARAYİP RÜYASI
TULUM, MEKSİKA
İncecik bembeyaz kumları ve turkuaz renkli deniziyle Karayipler’in incisi Tulum, bohem konseptli mekanları ve tasarım harikası otelleri ile unutulmaz bir tatil vadediyor. Üstelik, internet üzerinden kısacık bir başvuruyla dakikalar içinde ücretsiz şekilde alabileceğiniz bir vizeyle Meksika’ya kolayca seyahat edebilirsiniz. Tulum için beach club’lardan ibaret bir tatil şehri olarak bahsetmek büyük haksızlık olur. Belki de hayatınızda yaşayacağınız en nefes kesici yüzme deneyimi için cenoteler (sulu obruklar) sizi bekliyor. Cenoteler, bir buçuk milyon yıl önce kireç taşı ana kayanın çökmesiyle oluşmuş ve yer altı sularını açığa çıkarmış. Böylece içinde doğal havuzlar bulunan mağaralar oluşmuş. Bu mağaralar, Mayalar için oldukça önemliymiş. Çünkü yağmur tanrısı Chaak’ın bu mağaralarda yaşadığına inanıyorlarmış. Tanrıya adak için çok sayıda insanı bu mağaralara atmışlar. Günümüzde turistik amaçla kullanılan cenotelerde, balıklar ve kaplumbağalarla yüzmek inanılmaz. Bu nedenle şnorkelinizi götürmeyi unutmayın. Tarih sahnesinde var olmuş ve köklendikleri topraklarda belirgin izler bırakmış bir medeniyet olan Mayalar’dan kalanlar sizi fazlasıyla şaşırtacak. Güneş takviminin icat edildiği Tulum Antik Kenti’ni ise mutlaka görmelisiniz. Ayrıca bir gününüzü dünyanın yeni yedi harikasından biri olan Chichen Itza’ya ayırın. Tulum’daki bu tarihsel zenginlik, turkuaz deniz ve yeşil doğanın uyumu tam bir görsel şölen. Bu arada Meksika mutfağı inanılmaz lezzetli yemekleriyle damağınızda unutulmayacak izler bırakacak. Taco, burrito ve empanadas yemeden buradan ayrılmayın! Tulum’da denize sıfır konumda, mutfak konusunda da başarılı konaklama tavsiyesini de eklemeliyim. Nerea Hotel, okyanus manzaralı odaları, temizliği, misafir ilişkileri ile göz önünde bulundurulması gereken bir seçenek.