Azospermi nedir? Neden olur, belirtileri neler? Azospermi tanısı konan kişi çocuk sahibi olabilir mi? Azospermi tedavi var mı? Çok merak edilen bu soruları bir uzmana sorduk. İşte Üroloji ve Androloji Uzmanı Op. Dr. Tansel Kaplancan'ın anlatımıyla A'dan Z'ye azospermi dosyası:
Kaplancan, 'Azospermi nedir?' sorusuna şu yanıtı veriyor: Her 100 erkekten 1’inde, infertil tanısı konulan erkeklerin ise yaklaşık %15’inde rastlanan azospermi, en az iki semen analizi sonucunda menide canlı ya da cansız hiç sperm hücresinin bulunamaması ile karakterize bir durumdur.
Azospermi tanısı konan erkeklerin kapsamlı muayene edilmesi, azospermi nedenlerinin ve türünün belirlenmesi ile çeşitli tedavilerin uygulanabileceğini ifade eden Üroloji ve Androloji Uzmanı Op. Dr. Tansel Kaplancan'ın azospermi ile ilgili sorulara yanıtları şöyle:
Yaklaşık 2 hafta ile arayla gerçekleştirilen en az iki semen analizi sonucunda canlı ya da cansız hiç sperm hücresine rastlanamaması durumu azospermi olarak adlandırılır. Azospermi erkek kaynaklı infertilitenin yaygın görülen nedenlerinden biridir.
Azospermi tanısı spermiyogram adı verilen semen analizi ile gerçekleştiriliyor. Erkekten alınan meninin içerisinde sperm bulunup bulunmadığı; sperm bulunuyorsa sayısı, spermlerin hareketliliği ve spermlerin şekli ile ilgili önemli veriler sunan bu analizin sonuçlarına göre kan tetkikleri ve hormon testleri gibi ek tetkikler yapılabiliyor.
Kaplancan azospermi belirtilerini şöyle sıralıyor:
Kaplancan, "Bu açıdan yaklaşıldığında azosperminin başlı başına bir hastalık olmaktan ziyade farklı durumlar ve/veya hastalıklar neticesinde ortaya çıkan bir sonuç olduğu söylenebilir" diyor.
Azospermi; tıkanıklığa bağlı azospermi ve tıkanıklığa bağlı olmayan azospermi olmak üzere temel olarak iki ayrı türde ortaya çıkabilir.
Tıkanıklığa bağlı azospermi durumunda testislerde sperm üretimi ile ilgili bir sorun olmasa da spermlerin meni ile buluşmasını ya da spermlerin meni ile buluştuktan sonra vücut dışarısına atılmasını engelleyen fizyolojik bir sorun bulunur.
Tıkanıklığa bağlı olmayan azospermi durumunda ise ya testislerle ilgili bir sorun vardır ve sperm üretimi yapılamıyordur ya da testis fonksiyonları yerinde olsa da testislerin sperm üretebilmesi için gerekli hormonlar salgılanmıyordur. Her iki türünde kendine özgü tedavi süreçleri olduğu için azospermi tanısının oldukça kapsamlı yapılması şarttır.
Azospermi nedenleri, azospermi çeşitleri doğrultusunda farklılaşabilir. Bu nedenle tıkanıklığa bağlı azospermi nedenleri ile tıkanıklığa bağlı olmayan azospermi nedenleri ayrı ayrı ele alınmalıdır.
Azospermi yalnızca genetik faktörler neticesinde oluşmaz ancak genetik faktörlerin oldukça önemli risk faktörleri arasında olduğunu ifade edebilirim. Nitekim azospermi tanısı konulduktan sonra gerçekleştirilen ek tetkikler içerisinde genetik inceleme de yer alır.
Dünya genelinde erkeklerde azopsperminin görülme oranı %1 dolaylarındadır. Ancak erkek kaynaklı infertilite tanısı konan erkeklerde bu oran yaklaşık %15’lere çıkar. Azosperminin farklı türlerinin de görülme sıklığı değişkendir.
Kaplancan, "Azospermi Tanısı Konulan Kişi Çocuk Sahibi Olabilir mi?" sorusuna ise şu yanıtı veriyor:
Bu sorunun yanıtı hastadaki azopsermi türü ve nedeni, uygulanacak tedavilerin kapsamı, tedavileri uygulayan hekimlerin tecrübesi ve tedavi sırasında tercih edilen teknik doğrultusunda değişebilir. Tıkanıklığa bağlı azospermi hastalarında sperm elde edilme oranı %100 seviyesindedir. Tıkanıklık cerrahi olarak giderilebilir ya da sperm toplama tekniklerine başvurularak tüp bebek tedavisine başlanabilir. Bu noktada tedavi seçeneklerini belirlerken çiftlerin eş zamanlı değerlendirilmesi önemlidir. Tıkanıklığa bağlı olmayan azospermi hastalarında tedavinin başarı oranı altta yatan neden ile yakından ilişkilidir. Hormonal sorunlar yaşayan erkeklere medikal tedavi uygulanabilir ve bu erkekler doğal yolla çocuk sahibi olabilir. Testislerle ilgili bir sorun olması halinde ise sperm bulma olasılığı daha az olmakla birlikte günümüzde gelişen tıbbi teknikler sayesinde büyük ölçüde avantajlı durumdayız. MikroTESE ameliyatı tıkanıklığa bağlı olmayan azospermi hastalarından sperm bulunması söz konusu olduğunda altın standart teknik olarak kabul edilir. TESE’den farklı olarak MikroTESE sayesinde testiste sperm üretimi olma ihtimali olan tüm bölgeler kapsamlı olarak incelenir ve testiste doku hasarı minimize edilerek sperm içermesi muhtemel tüm bölümler alınır. Operasyon esnasında toplanan örnekler laboratuvara gönderilir. MikroTESE ile sperm bulma oranımız %56’lara ulaşabilmektedir. Ancak tedavi başarısı ile cerrahın tecrübesi arasında göz ardı edilmemesi gereken bir bağ bulunur.
Kaplancan'ın Azospermi Tedavisi Ne Kadar Sürer? sorusuna yanıtı ise şöyle:
Bu soruya da kesin bir yanıt vermek ne yazık ki mümkün değil. Azospermi tedavisi kapsamında cerrahi tekniklere mi başvurulacak, örneğin tıkanıklığa bağlı azospermi tedavisinde temel amaç sperm toplanıp tüp bebek yöntemine mi başvurmak yoksa tıkanıklıkları kalıcı olarak açmak mı; tıkanıklığa bağlı olmayan azosperminin nedeni hormonal mi yoksa hormonlarda bir sorun olmamasına rağmen testis fonksiyonları mı zarar görmüş? gibi sorulara verilecek cevaplar tedavi sürecini değiştirebilir. Bu noktada tüm hastaların süreçten ziyade çözümlere odaklanması daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır. Unutulmaması gereken en temel unsur infertilite kaynağının erkek, kadın ya da her iki tarafın olabileceğidir. Amacımız bebek sahibi olmak isteyen çiftlere en kısa sürede, en doğru şekilde tedavi seçeneklerini sunabilmektir. Önemli olan hasta özelinde tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi ve bu süreçte de eş faktörünün göz önünde bulundurulmasıdır.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR